Skip to main content

Avrupa’da çocuk dostu rotalar

Londra ve Paris başta olmak üzere Avrupa’nın birçok şehri çocuklar için biçilmiş kaftan. Bu şehirlerde çocuklar için müzelerden eğlence parklarına, hayvanat bahçelerinden oyuncak mağazalarına çok fazla seçenek bulunuyor. Avrupa’da çocuklarla gezilecek en iyi yerleri sizin için araştırdık.

Müzeler



Paris ve Londra müze konusunda hep ön plana çıksa da çocuk söz konusu olduğunda Avrupa’nın başka şehirlerindeki birçok müze keşfedilmeyi bekliyor. Paris’teki Cité des Sciences et de L'industrie isimli bilim müzesinde çocuklar müzik ve biyoloji gibi birçok konuda etkinliklere katılıp hem eğleniyor hem de öğreniyor. Le Bourget Uzay ve Havacılık Müzesi ise Paris merkezine 10 kilometre uzaklıkta. Bu müzede çocuklar, simülatörler aracılığıyla uçuş deneyimi yaşıyor, pilotluğu öğreniyor. Bir diğer müze şehri Londra’da ise Victoria and Albert Museum'da, çocuklar için düzenlenen özel rehberli turlara katılabilir, 70’li yıllara ait oyuncakları görebilirsiniz. Londra Bilim Müzesi’nde dünyanın oluşumundan uzaya kadar birçok konu hakkında bilgi alabilirsiniz. Bu müzede çocuklar için özel atölyeler de düzenleniyor. Şehirdeki bir diğer müze ise Doğa Tarihi Müzesi. Müze, şimdiye dek dünya üzerinde yaşamış ve yaşamaya devam eden hayvanları konu alıyor. Avrupa’nın bir diğer sevilen şehri Salzburg’daki oyuncak müzesi Spielzeugmuseum’da türlü türlü oyuncaklarla oynama fırsatı bulabilir, bu oyuncakları satın alabilirsiniz. Stockholm, çocukların sevebileceği aktivitelerle dolu bir başka şehir. Buradaki Junibacken Çocuk Müzesi, çocuk edebiyatının kalbinin attığı bir yer. Adeta bir masal kitabını andıran müzede, macera treni, masal meydanı ve Avrupa’nın en büyük çocuk kitabevini ziyaret edebilirsiniz. Amsterdam büyüklerin olduğu kadar küçüklerin de dikkatini çeken bir şehir. Şehirdeki Nemo Bilim Müzesi’nde bilim ve teknolojiyle ilgili sinema ve tiyatro oyunlarını seyredebilir, sergilere, atölyelere ve gösterimlere katılabilirsiniz. Amsterdam’daki bir diğer müze ise Tropenmuseum Junior. Müze, 6 ila 13 yaşları arasındaki çocuklara odaklanarak çeşitli hedef gruplar için etkileşimli sergiler ve programlar geliştiriyor. Dünyayı çocukların gözünden görmek sloganıyla kurulan, Oslo’daki Uluslararası Çocuk Sanatları Müzesi’nde 180 ülkeden çocukların eserleri sergileniyor. Barselona da diğer şehirler kadar çocuklara yönelik imkânlar sağlıyor. Bunlardan belki de en önemlisi, Avrupa’nın en iyi müzeleri arasında gösterilen bilim müzesi, CosmoCaixa. Bu müzede çocuklar, kimya, fizik, arkeoloji ve uzay bilim gibi bilim dallarına ait birçok nesneyi bir arada inceleyebiliyor. Nürnberg’deki oyuncak müzesi ise Lydia Bayer ve eşi Paul Bayer’in' 1920'li yıllardan itibaren topladığı oyuncaklarla dolu. Berlin’deki Labirent Çocuk Müzesi’ndeki etkileşimli sergiler çocukların yaparak ve yaşayarak öğrenmenin tadına varmalarını sağlıyor.

Eğlence parkları



7’den 70’e her yaş grubunun her zaman ilgisini çeken yerlerdir, eğlence parkları. Dünyanın birçok yerinde çok sayıda eğlence parkı olsa da birkaçı ön plana çıkıyor. Bunlardan ilki Paris’teki Disneyland. Walt Disney karakterleri ve lunapark konseptini bir araya getiren devasa park, hiçbir ziyaretçisini hayal kırıklığına uğratmıyor. Bu parkta belirli saat aralıklarında düzenlenen geçit törenlerini görmeden dönmeyin. Almanya’nın Freiburg, Fransa’nın Strasbourg şehirleri arasında yer alan Europa-Park da Disneyland’dan sonra Avrupa’nın en büyük tema parkı olma özelliğini taşıyor. Barselona ise eğlence merkezi konusunda ustalaşmış bir diğer şehir. Şehirdeki gözde eğlence parkı ise Tibidabo. İspanya’nın bir diğer şehri Valensiya’daki Parque de Cabecera içerisindeki dev oyun ve spor alanı tam da maceradan maceraya koşmak isteyen minikler için. Roma’daki Cinecitta World ise çocukların roller coaster’dan eğlence tünellerine kadar birçok yerde doyasıya eğlenmesini sağlıyor. Avrupa’nın en yüksek roller coaster’larından biri Salzburg’da sizi bekliyor. Adrenalin seven anne babaların çocuklarıyla birlikte geçireceği heyecan dolu saatler için burası ideal. Batı Almanya’nın Fransa sınırına yakın Rust kasabasında tema parkta ise roller-coaster'lara binebilir, su kaydıraklarından kayabilir çeşitli gösterileri izleyerek keyifli zaman geçirebilirsiniz. Bu devasa parka ulaşmak için Strasbourg uçak bileti ya da Basel uçak bileti alabilirsiniz. Kısa bir yolculuğun ardından araç kiralayarak bu kasabaya ulaşabilirsiniz. Evde minicik olan Legolar bu parkta devasa oyuncaklara dönüşüyor. Dünyanın en büyük ve en eski lego parklarından biri olan Billund lego parkından bahsediyoruz. Burada çocuklarınızla birlikte yaratıcılığınızı konuşturabilirsiniz.

Hayvanlar Alemi



Avrupa’nın büyük ve yemyeşil parkları gezmekten yorgun düşen birçok insan için bir kaçış noktası olsa da kimi zaman bazı parklar minik dostlarımıza ev sahipliği yapıyor. Londra’daki Hyde Park, Amsterdam’daki Vondenlpark gibi birçok parkta karşınıza çeşitli kuş türleri, sincaplar çıkabiliyor. Diğer bir yandan Avrupa’nın önde gelen şehirleri minik dostlarımızla keyifli zaman geçirmek için hayvanat bahçeleri ve akvaryumlar gibi birçok alternatif sunuyor. İçerideki hayvanlar için doğal ortamlarına uyumlu bir dünya yaratan hayvanat bahçelerinde, çocuklarınızın belki de ilk kez göreceği pek çok tür bulunuyor. Berlin’deki hayvanat bahçesi Avrupa’nın önde gelenlerinden. 33 hektarlık alanda, 1300 türde, 20.000 hayvan yaşıyor. Filler, goriller, pandalar burada sizi bekliyor. Dünyanın en eski hayvanat bahçesi olan London Zoo ise çocuklarınızla Londra’da mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerlerden. Aslan, goril, kaplan ve lemur gibi 16 binin üzerinde hayvan görebileceğiniz hayvanat bahçesinde özellikle penguen plajını ziyaret etmelisiniz. Kuzey hayvanları başta olmak üzere 7500 hayvan görebileceğiniz Moskova’daki hayvanat bahçesi de listenizde olmalı. Barselona’daki içinde hem hayvanat bahçesi olan hem de akvaryum barındıran Parc de La Ciutadella bunun en iyi örneklerinden. İspanya’nın bir başka şehri Valensiya’daki hayvanat bahçesi Bioparc da ülkede ön plana çıkıyor. Amsterdam’daki Artis isimli hayvanat bahçesi de bir diğer alternatif.

Oyuncak mağazaları



Avrupa’nın birçok şehri barındırdığı büyük oyuncak mağazalarıyla çocukların kalbini fethediyor. Kimi şehirler ise oyuncakların yaşadığı yerler. Yani her biri birer masal şehri. Mesela Floransa. Çocukluk kahramanımız Pinokyo’nun doğduğu yer. Çocuklar bu şehrin birçok noktasında Pinokyo’ya ait çok sayıda eşyayla karşılıyor. Pinokyo mağazalarıyla Floransa, çocukları eğlenceli bir dünyaya çağırıyor. Şehirde özel olarak düzenlenen Pinokyo yapım atölyelerine de katılabilirsiniz. Bir diğer masal şehir ise Rothenburg. Orta Çağ'dan bugüne gelen nadir şehirlerden biri olan Rothenburg, geleneksel Alman evleri, sevimli pastaneleri, oyuncak dükkânları ve şatolarıyla dikkat çekiyor. Ünlü Uyuyan Güzel çizgi filminin ilham aldığı Neuschwanstein Şatosu'nu Rothenburg'a çok yakın olan Füssen'de ziyaret edebilirsiniz. Rothenburg’a Bremen uçak bileti ya da Hamburg uçak bileti alarak ulaşabilirsiniz. Oyuncak mağazaları söz konusu olduğunda ise Londra, Avrupa’da en büyük oyuncak mağazalarına sahip bir şehir olarak ön plana çıkıyor. Özellikle Regent Street üzerinde bulunan oyuncak mağazası şehrin en büyüğü.