Skip to main content

Türkiye'den UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'ne giren 18 eseri birlikte keşfediyoruz

Tarihi ve coğrafi öneme sahip, birbirinden özel varlıkları bir araya getiren UNESCO Dünya Mirası Listesi, dünya tarihinin en önemli arşivini oluşturmaya devam ediyor. 2018 yılında Göbeklitepe’nin dahil olmasıyla birlikte Türkiye, toplamda 18 varlığıyla listede önemli bir yere sahip. Listede yer alan bu kültür hazinelerini gelin birlikte inceleyelim.

1. Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne)

Edirne’nin simgesi olan Selimiye Camii, teknik mükemmelliği ve estetik değerleriyle döneminin ve sonraki zamanların en muhteşem eserlerinden biri kabul ediliyor. Tek kubbeli mekânların doruk noktası olarak anılan dev kubbesiyle ünlü cami, Mimar Sinan tarafından Sultan II. Selim adına yapıldı. Mimar Sinan’ın ustalık eserim diye bahsettiği caminin iç tasarımında kullanılan taş, mermer, ahşap, sedef ve çini motifleri döneminin en iyi örneklerinden. Mermer döşemeli avlusu, el yazması kütüphanesi, eğitim kurumları, dış avlusu ve arastası ile bir sanat türünün zirvesini temsil ediyor.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 2011

Haritada görüntüle İstanbul'a uç

2. İstanbul'un tarihi alanları (İstanbul)

İstanbul, Avrupa ile Asya’yı bağlayan önemli stratejik konumuyla Roma, Doğu Roma ve Osmanlı gibi büyük imparatorlukların başkenti oldu. İstanbul bu özelliğiyle UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne 4 bölge olarak dahil edildi. Bunlar Sultanahmet Kentsel Arkeolojik Sit Alanı, Süleymaniye Koruma Alanı, Zeyrek Koruma Alanı ve İstanbul Kara Surları Koruma Alanı.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 1985

Haritada görüntüle İstanbul'a uç

3. Bursa ve Cumalıkızık, Osmanlı İmparatorluğu’nun doğuşu (Bursa)

Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk başkenti Bursa’daki büyük hanlar, bedesten ve çarşılar kentin tarih boyunca sahip olduğu önemli ticari rolü ispatlıyor. Hanlar Bölgesi, 14. Yüzyılda ekonominin kalbi olmuş. Bursa’nın kentleşme modeli, daha sonra kurulan Osmanlı-Türk kentlerine de rehberlik yapmış. Sadece 80 cm aralığıyla dünyanın en dar sokaklarından birine ev sahipliği yapan Cumalıkızık Köyü, Bursa’nın merkezindeki hanlar ve külliyelerle ekonomik ilişkiler kurulmasına ve Osmanlı’nın bir beylikten imparatorluğa dönüşmesine önemli katkılar sağlamış.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 2014

Haritada görüntüle Bursa'ya uç

4. Truva Arkeolojik Alanı (Çanakkale)

Homeros’un İlyada Destanı ile dünyadaki en ünlü antik kentlerden biri haline gelen Truva, keşfi sırasında yaşadığı yağmalamalara ve tahribata rağmen her daim tarih meraklılarının ilgi odağı. Truva’da görülen 9 katman, 3000 yıldan fazla bir dönemi anlatıyor. Bu sayede Anadolu, Ege ve Balkanlar’ın buluştuğu bu benzersiz coğrafyada yaşayan uygarlıklar gözlemlenebiliyor. Truva’daki en erken yerleşim katı M.Ö. 3000-2500 ile erken Tunç Çağı’nın izlerini taşıyor. Son olarak katmanlar, M.Ö. 85 – M.S. 8. Yüzyılda Roma dönemini işaret ediyor. Truva, Avrupa ve Ege’deki diğer arkeolojik alanlar için referans görevi görüyor.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 1998

Haritada görüntüle Çanakkale'ye uç

5. Bergama çok katmanlı kültürel peyzaj alanı (İzmir)

İlklerin şehri olarak anılan Bergama, Helenistik, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı dönemlerine ait katmanları içerisinde barındırıyor. Çok katmanlı kültürel peyzaj alanı, antik Pergamon yerleşimi anıtsal mimarisiyle Helenistik dönem şehir planlamacılığının en iyi örneğini temsil ediyor. Athena Tapınağı, Trajan Tapınağı, Helenistik dönemin en dik tiyatro yapısı, kütüphane, Heroon, Zeus Sunağı, Dionysos Tapınağı, Agora ve Gymnasion yapıları bu planlama sisteminin ve dönem mimarisinin en seçkin örneklerinden sayılıyor. Kent, özellikle Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait katmanlar üzerinde yayılmış olan Osmanlı dönemi mimarisine ait pek çok cami, han, hamam ve ticari merkezle de önemini korumuş.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 2014

Haritada görüntüle İzmir'e uç

6. Efes Antik Kenti (İzmir)

Dünyanın 7 harikasından Artemis Tapınağı’na ev sahipliği yapan Efes Antik Kenti, Antik dönemin en önemli merkezlerinden biri. Tarih öncesi dönemden başlayarak yaklaşık 9000 yıl kesintisiz yerleşim görmüş ve tarihinin tüm aşamalarında çok önemli bir liman kenti ve kültürel-ticari merkez olmuş. M. Ö. 8. yüzyılda inşa edilen Artemision, Hz. Meryem’in İsa’nın annesi ilan edildiği Meryem Kilisesi, İsa’nın havarilerinden St. John’ın mezarı üzerine inşa edilen Bazilika gibi Erken Hristiyanlık dönemine şahitlik eden eserleri barındırıyor. Hristiyanlar tarafından hac mekânı olarak kabul edilen Meryem Ana Evi ve Beylikler döneminde inşa edilen İslam yapılarıyla Efes, aynı zamanda din tarihi açısından da bugün hâlâ ayakta olan en önemli yapılardan.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 2015

Haritada görüntüle İzmir'e uç

7. Aphrodisias Antik Kenti (Aydın)

Adını mitolojideki aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’ten alan kenti şans eseri ünlü fotoğraf sanatçısı Ara Güler keşfetti. Aphrodisias, M.Ö. 6. yüzyılda küçük bir köy görünümündeyken, M.Ö. 2. yüzyılda Menderes Vadisi'ndeki yoğun şehirleşme döneminde kent devleti (polis) statüsü kazanmış. M.Ö. 1. yüzyılda Roma ile yakın ilişkilere sahip olan Aphrodisias, daha sonra Roma İmparatoru olarak Augustus unvanını alacak Octavian tarafından korumaya alınmış ve hızla gelişmeye başlamış. Aphrodisias’ın arkeolojik önemi büyük ölçüde mermerden inşa edilmiş yapıların ve bunlarla ilişkili kabartma ve yazıtların istisnai ölçüde iyi korunmuş olmasından geliyor.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 2017

Haritada görüntüle İzmir'e uç

8. Xanthos-Letoon (Muğla)

Tarihte bilinen ilk demokratik birlik olan Likya Birliği’nin günümüze kadar ayakta kalan önemli iki antik kenti: Xanthos ve Letoon.

Xanthos, M.Ö. 545’te Perslerin egemenliğine girene kadar bağımsız kalmış, yangınlar dahi yaşamasına rağmen M.Ö. 2. yüzyılda Likya Birliği’nin başkenti olmuş. Antik Çağ’da Likya’nın dini merkezi konumuna yerleşen Letoon’da ise Leto, Apollon ve Artemis Tapınakları ile bir manastır, bir çeşme ve Roma Tiyatrosu kalıntıları bulunuyor. Artemis ve Apollo’nun annesi Leto’ya adanan en büyük tapınak, batıda bulunan Leto Tapınağı olarak biliniyor. Doğuda yer alan Apollo Tapınağı, Leto Tapınağı’ndan daha az korunmuş durumda. Artemis Tapınağı ise diğerlerinin ortasında yer alıyor ve boyut olarak en küçükleri sayılıyor.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 1988

Haritada görüntüle Dalaman'a uç

9. Hieropolis-Pamukkale (Denizli)

Dünyada hem doğal hem tarihi özellikleriyle UNESCO Dünya Mirasları Listesi’ne giren 29 bölgeden biri olan Pamukkale, 400 bin yıl önce depremler sonrasında oluşmuş bir doğa harikası. Görkemli beyaz travertenler, Çaldağı’nın güney eteklerinden gelen kalsiyum oksit dolu sularla oluşmuş. Geç Helenistik ve erken Hristiyanlık dönemlerine ait kalıntılarıyla ünlü Hierapolis arkeolojik kenti ise antik çağlardan günümüze ulaşan en çarpıcı merkezlerden biri. Kent, Büyük Konstantin döneminde Frigya bölgesinin başkentliğini yapmış, Bizans döneminde piskoposluk merkezi olmuş.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 1988

Haritada görüntüle Denizli'ye uç

10. Çatalhöyük Neolitik Alanı (Konya)

Rivayete göre, Kommagene Kralı I. Antiochos; Yunanlıların dinini, doğulu Perslerin diniyle birleştirmeyi amaçlamış ve yeni bir dünya dini yaratarak Nemrut Dağı’nı onun merkezi yapmayı hayal etmiş. Aynı zamanda da dini buradan tüm dünyaya yayarak dünyaya hükmetmeyi ve ölümsüzlüğe kavuşmayı hedeflemiş. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için yaptırdığı mezar ve anıtsal heykeller Helenistik dönemin en görkemli kalıntılarından biri. Anıtsal heykeller doğu, batı ve kuzey teraslarına yayılmış. Doğu terası kutsal merkez olarak belirlenmiş, bu nedenle en önemli heykel ve mimari kalıntılar burada. İyi korunmuş durumdaki dev heykeller kireçtaşı bloklarından yapılmış ve her biri yaklaşık 8-10 metre yüksekliğinde.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 2012

Haritada görüntüle Konya'ya uç

11. Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir)

Kapadokya, dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz ilginçlikte ve güzellikte bir coğrafyaya sahip. Bunun nedeni ise jeolojik zamanlardaki aktif volkanlar. Hasan Dağı, Erciyes ve Güllü Dağ’ın püskürttüğü lav ve küller 10 milyon yıl öncesinde bir tüf tabakası oluşturmuş. Zamanla sertleşen bu tabakalar yağmur ve rüzgârın aşındırmasıyla farklı şekillere bürünmüş. Mistik bir havaya sahip olan Kapadokya; Ürgüp, Göreme, Uçhisar, Ortahisar gibi yerlere yayılan yeraltı şehirleri, ilginç peri bacaları, kaya otelleri ve etkileyici vadileriyle görülmeye değer.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 1985

Haritada görüntüle Nevşehir'e uç

12. Hattuşa: Hitit Başkenti (Çorum)

Hattuşa, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti olarak Anadolu’da yüzyıllar boyu çok önemli bir merkez olmuş. Yüzyıllar sonra I. Hattuşili tarafından tekrar kurularak 400 yıldan uzun bir süre hüküm sürecek olan bir uygarlığın başkenti haline getirilmiş. Günümüzde görülebilen ve büyük çoğunluğu Büyük Kral IV. Tudhaliya dönemine ait olan kalıntılar arasında tapınaklar, kraliyet konutları ve surlar bulunuyor. Hattuşa’nın en büyük dini yapısı olan Büyük Tapınak, iki odadan oluşuyor. Bu odaların en büyük tanrılar olan Fırtına Tanrısı ve Güneş Tanrıçası’na adandığı düşünülüyor. Hattuşa’nın 2 kilometre kuzeydoğusunda yer alan Yazılıkaya Tapınağı kentin en görkemli açık hava tapınağı olarak kabul ediliyor.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 1986

Haritada görüntüle Amasya'ya uç

13. Safranbolu (Karabük)

Homeros’un İlyada Destanı’nda geçen Paflagonya bölgesinde yer alan Safranbolu, Karadeniz kıyılarını, batı, kuzey ve Orta Anadolu’ya bağlayan yol üzerindeki coğrafi konumu nedeniyle çok eski devirlerden beri yerleşim yeri. 14. yüzyılın başlarından bu yana Türklerin hakimiyetinde olan Safranbolu, özellikle 18. yüzyılda Asya ve Avrupa arasındaki ticaretin önemli bir merkezi olmuş. Türk kentsel tarihinin bozulmamış bir örneği olan bu şehir, geleneksel şehir dokusu, ahşap yığma evleri ve anıtsal yapılarıyla tamamı sit ilan edilmiş ender kentlerden biri. Safranbolu Evleri’nin hiçbiri diğerinin güneşini engellemeyecek şekilde yapılmış, etraflarındaki dini ve resmi yapılara göre konumlandırılmışlar.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 1994

Haritada görüntüle Kastamonu'ya uç

14. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas)

Anadolu geleneksel taş işçiliğinin örneklerini sunan caminin en önemli özelliği, bezemelerinde yer alan on binlerce motifin hiçbirinin kendini tekrar etmemesi. Bu motifler, kâinattaki farklı varlıkların ahenk ve denge içerisinde olduklarını anlatıyor. Divriği Ulu Camii’nin her kapısı ayrı bir güzelliğe sahip olsa da en görkemli ve ihtişamlı kapısı, Cennet Kapısı. Üzerindeki tüm motiflerin cenneti temsil etmesi sebebiyle kapıya bu isim verilmiş. Darüşşifa’nın iç mekânında suyun havuza akarken çıkarmış olduğu sesler, ruh ve sinir hastalıklarının tedavisinde kullanılmış.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 1985

Haritada görüntüle Sivas'a uç

15. Nemrut Dağı (Adıyaman)

Rivayete göre, Kommagene Kralı I. Antiochos; Yunanlıların dinini, doğulu Perslerin diniyle birleştirmeyi amaçlamış ve yeni bir dünya dini yaratarak Nemrut Dağı’nı onun merkezi yapmayı hayal etmiş. Aynı zamanda da dini buradan tüm dünyaya yayarak dünyaya hükmetmeyi ve ölümsüzlüğe kavuşmayı hedeflemiş. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için yaptırdığı mezar ve anıtsal heykeller Helenistik dönemin en görkemli kalıntılarından biri. Anıtsal heykeller doğu, batı ve kuzey teraslarına yayılmış. Doğu terası kutsal merkez olarak belirlenmiş, bu nedenle en önemli heykel ve mimari kalıntılar burada. İyi korunmuş durumdaki dev heykeller kireçtaşı bloklarından yapılmış ve her biri yaklaşık 8-10 metre yüksekliğinde.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 1987

Haritada görüntüle Adıyaman'a uç

16. Göbeklitepe (Şanlıurfa)

Tarihin sıfır noktası Göbeklitepe’nin keşfine kadar en eski tapınak İngiltere’de bulunan Stonehenge olarak anılıyordu. Göbeklitepe’nin Stonehenge’den tam 7000 yıl eskiye dayanıyor olması bilinen insanlık tarihinin tüm gerçeklerini değiştiriyor ve Göbeklitepe’yi dünyanın ilgi odağı yapıyor. Göbeklitepe pek çok sebepten dolayı eşsiz fakat bunlardan en önemlisi, özellikle törenlerin yapılması amacıyla anıtsal (megalitik) yapıların inşa edildiği şu ana kadar keşfedilmiş en eski yer olması. Böyleyle ilgili bilimsel veriler, neolitik dönemle ilgili kuramsal çerçevenin ve tarihlendirmelerin yeniden değerlendirilmesini gerektiren önemli bilgiler veriyor. Göbeklitepe hakkında daha detaylı bilgiye ulaşmak için 5 soruda Göbeklitepe yazımızı okuyabilirsiniz.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 2018

Haritada görüntüle Şanlıurfa'ya uç

17. Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri kültürel peyzajı (Diyarbakır)

Bölgede hüküm süren medeniyetlerle şekillenerek 7000 yıldır ayakta kalan Diyarbakır Kalesi, dünya tarihi için önemli bir evrensel miras. 50’den fazla kuş ve 10 civarında memeli türüne ev sahipliği yapan ve ağaç yapraklarının renkleriyle büyüleyen Hevsel Bahçeleri ise 30’dan fazla uygarlığın izlerini taşıyan halkın kullanımına açık sivil bir bahçe. 8000 yıl gibi çok uzun süredir varlığını sürdürmesi sebebiyle tarımsal değerinin dışında, kültürel ve tarihi olarak da özgün bir kimliğe sahip.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 2015

Haritada görüntüle Diyarbakır'a uç

18. Ani Arkeolojik Alanı (Kars)

1001 kilise şehri, 40 kapılı şehir gibi isimlerle de anılan Ani’de bugüne kadar 40 kilise, şapel ve anıt mezar tespit edilmiş. Ani Arkeolojik Alanı, Erken Demir Çağı’ndan 16. yüzyıla kadar yerleşimin olduğu, Orta Çağ’ın mimarlık ve sanat açısından gelişimiyle çeşitliliğinin bir arada görüldüğü çok kültürlü bir İpek Yolu yerleşimi. İçkale’de 4. yüzyılda başlayan yerleşim, kapalı kent modelinden açık kent modeline geçişin bölgedeki ilk örneğini belgeliyor. Ticaretin yaygınlaştığı bölgede yer aldığı için çok kültürlü bir ticaret merkezine dönüşen kent; Ermeni, Gürcü, Bizans ve Selçuklu kültürlerinin buluşma noktası haline gelmiş.

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 2016

Haritada görüntüle Kars'a uç