Skip to main content

Doğayla iç içe olmak istiyor ama lüksten de vazgeçmiyorsanız buraya!

Doğayla iç içe ama alıştığımız modern hayatın kolaylıklarından vazgeçmeden, lüks bir tatil yapmak imkânsız değil. Siz yeter ki yöntemini bilin. Gelin doğa içinde lüksü yaşayabileceğiniz bu alternatifleri birlikte keşfedelim.

1. Özel otellerde doğa içinde kamufle olun!

Doğayla içi içe, sessiz ve sakin bir tatil için oteller ilk seçeneğiniz olabilir. Ancak öyle bir otel seçmelisiniz ki sizi gerçekten doğanın içinde hissettirmeli ve doğada olma hissini size yaşatmalı. Türkiye, Sri Lanka, Costa Rica, Tanzanya, Tayland ve Endonezya'da böyle çok sayıda otel bulabilirsiniz. Bu yerlerde öyle oteller var ki doğa içinde kayboluyor. Çünkü yemyeşil bir ormanın ortasında ya da denizlerle çevrili bir koyda özel malzemelerle hazırlanmış bu oteller adeta doğayla bütünleşiyor. Volkanik kaya parçalarından yapılanlar mı dersiniz özel ağaçlardan tasarlananlar mı? Bu oteller bununla da kalmıyor, hizmetlerini de doğaya uyumlu hale getiriyor. Kimi doğa içinde yürüyüş imkânı sağlıyor kimi doğayı dinleyebileceğiniz meditasyon ve yoga seansları düzenliyor. Aralarında mutfaklarını bile doğaya göre organize eden oteller var. Doğayla uyumlu bu otelleri hemen keşfedin ve rezervasyonunuzu yapın.

2. Kampın en lüks halini yaşayın!

Şehir hayatından kaçıp doğanın kalbinde tatil yapmak hiç fena fikir değil. Bu konsepti düşününce aklınıza hemen kamp geliyor, biliyoruz. Ancak kamp yapmak sandığınız kadar keyifli olmayabilir. Çünkü hazırlık yapmak, ekipman almak ve doğada kendi imkânlarınızla yaşamaya çalışmak pek kolay değil. Glamorous (büyüleyici) ve camping (kamp yapmak) kelimelerinin birleştirilmesinden meydana gelen glamping, işte tam da bunun için ortaya çıktı. Böylece kamp hayatının zorluklarından korkanlar bu keşifle rahat bir nefes aldı. Birçoğu tasarımcılar tarafından tasarlanan, içlerinde gerekli her şeyi sunan lüks çadırlar glamping’in ana unsuru. Bu konfora bir de işletmelerin sağladığı imkânlar eklenince kampın lüks hali ortaya çıkmış oluyor. Her geçen gün dünyanın birçok yerinde, glamping tesislerinin sayısı artıyor. Türkiye, Amerika, Fransa, Güney Afrika, İspanya, Fas, Hırvatistan ve Tayland glamping için en popüler ülkeler arasında yer alıyor. Amerika'da California, Utah, New York ve Montana, Türkiye'de Bozcaada, Marmaris, Bozburun, Kabak Koyu, Fethiye, Ürdün'de Ram Vadisi, Fas'ta Merzouga, Hırvatistan'da ise Biograd na Moru gibi yerler ise glamping alanlarıyla dikkat çekiyor. Dünyanın en iyi glamping alanlarına detaylı olarak buradan ulaşabilirsiniz.

3. Cam evlerle doğaya dahil olun!

Doğa içinde lüksü yaşamak isteyenlerin sayısı azımsanacak gibi değil. Bu durum birbiri ardına trendleri de beraberinde getiriyor. Glamping’de lüks çadırlar bizi karşılarken artık cam evler bizi doğayla bir araya getiriyor. Doğa tutkunlarının konforundan vazgeçmeden lüks bir tatil yapmaları için yaratılmış olan bu cam evlerde doğayla aranıza sadece camdan bir duvar giriyor. Eşsiz manzaralı, son derece modern döşenmiş bu cam evlerde gece, gündüz hangi mevsim olursa olsun doğanın her halinin tadını çıkarabilirsiniz. Yeni Zelanda başta olmak üzere cam ev trendini yaşayabileceğiniz birçok yer sizi bekliyor.

4. Gökyüzüyle iç içe olun!

Yıldızlarla uyumak ve gökyüzüne uyanmak kulağa nasıl geliyor? Eğer bu imkânları lüks bir servisle birleştirebiliyorsanız çok şanslısınız. Son yılların en popüler alternatiflerinden olan iglolar işte tam da bu yüzden oldukça popüler. İgloların geçmişi Eskimolara dayanıyor ve aslında buzdan yapılıyor. Günümüze yansıyan hali ise bambaşka. Özel bir camdan yapılan iglolar, özellikle kış aylarının vazgeçilmez konaklama alternatifi. Doğanın tam da ortasında, genellikle orman içlerine konumlanan iglolar birer fanus gibi görünüyor. Geceleri ışığı yakmanızla birlikte uzaktan bakıldığında ormanı aydınlatan büyük lambalar gibi duran iglolarda konaklamak biraz pahalı. İçleri özenle tasarlanmış bu iglolarda alacağınız hizmetler de bir o kadar özenli. Finlandiya ve Norveç, iglo konaklamaları için tercih edebileceğiniz ülkelerin başında geliyor. Özellikle Rovaniemi'de bir igloda kaldığınız sürece yattığınız yerden Kuzey Işıkları'nı izlemenin keyfi bir başka olabilir.

5. Bu kadar da değil der gibisiniz! Buz yataklarda uyuyun!

Soğuğa karşı dayanıklıysanız ve aradığınız şey doğanın ortasında, lüks içinde, sıra dışı bir tatilse hazırlanın; her yıl baştan tasarlanıp yeniden inşa edilen buzdan otellere gidiyoruz. Doğanın başka bir yüzünü size gösteren bu oteller genellikle İsveç, Kanada, Finlandiya ve Norveç gibi dünyanın en güzel, bembeyaz karlarla kaplı bölgelerinde konumlanıyor. Oldukça lüks olan bu otellerde yürüdüğünüz her yerin hatta yatağınızın bile buzdan olduğunu unutmayın. Ama bu sizi korkutmasın. Ortalama -35 derecelere kadar sizi koruyan ve sıcak tutan özel tulumlarla otelin tadını doyasıya çıkarabilirsiniz. Geceleri kar ayakkabılarınızı alıp, binlerce yıldızın aydınlattığı gökyüzünün altında keyifli yürüyüşler yapabilir, özel olarak hazırlanmış saunalarda ısınabilirsiniz. Bu otellerin, genellikle aralık ayından nisan ayının ortalarına kadar hizmet verdiğini unutmayın.