Skip to main content

Dünyanın dört bir yanından göz kamaştıran en iyi kaleler ve şatolar!

Kaleleri ya da şatoları cazibeli kılan sizce nedir? Kocaman duvarlarıyla büyüleyici mimarileri mi yoksa bu duvarlar arasında zamanında oynanan tarih ve insan dramaları mı? Belki de biraz mistik biraz da romantik olmaları… Bizce hepsi.

Siz göğe yükselen duvarlar arasında yürürken ne kadar küçük olduğunuzu hatırlarken bir yandan da bu duvarlar altında yaşamış hayatlara tanıklık edeceksiniz. Belki karşınıza çıkan, yıllar önce usta bir zanaatkarın yaptığı bir sanat eseri size her şeyi anlatacak kimi zaman da hayal gücünüzü kullanacaksınız. Eğer daha fazlasını istiyorsanız bu kale ve şatolarda kalmayı deneyin!

Sizi ihtişamıyla saracak, şahit olduğu olay ve kişilerle heyecanlandıracak dünyanın en iyi kalelerini ve şatolarını bir an evvel keşfetmek için okumaya devam edin.

1. Fırtına Vadisi’nin hâkimi Zilkale’yi keşfedin!

Türkiye'nin en görkemli kalelerinden biri olan Zilkale, Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Fırtına Vadisi'nde bulunuyor. Tarihi İpek Yolu güzergahı üzerinde yer alan kale, 13'üncü yüzyılda bölgede yaşayan Kommenoslar tarafından 750 metre yüksekte sarp kaya üzerine inşa edilmiş. Cenevizliler başta olmak üzere Rumlar ve Osmanlılar tarafından 1800'lü yılların sonuna kadar kullanılmış olan Zilkale, yüzyıllarca ayakta kalmayı başarmış. Muhafız binası, şapel ve baş kule bölümlerini gezebileceğiniz Zilkale’ye ulaşmak için Trabzon uçak bileti ya da Artvin uçak bileti alabilirsiniz. Zilkale’ye gelmişken hemen yakınındaki yaylaları keşfedebilir, Karadeniz mutfağının en güzel lezzetlerini tadabilirsiniz.

2. Dünyanın en uzun kalesi Burghausen’da manzaranın tadını çıkarın

1025 yılından önce inşa edildiği bilinen Burghausen Kalesi, 1051 metre uzunluğuyla dünyanın en uzun kalesi olarak biliniyor. Almanya'nın yukarı Bavyera bölgesinde bulunan kale, aşağı Bavyera düklerinin ikinci konutuymuş. İç avluya ve beş dış avluya sahip Gotik tarzda inşa edilen kale, eşsiz bir manzara sunuyor. Kimi zaman birçok insan sırf bu manzara için kaleye gidiyor. Almanya’nın en iyi kalelerinden biri olan Burghausen Kalesi'ni gezmek için Münih uçak bileti alabilirsiniz.

3. Hamlet’in kalesini gezin

Yaklaşık 19 yıldır UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'nde bulunan Kronborg Kalesi, Avrupa'nın ve dünyanın en güzel kaleleri arasında yer alıyor. William Shakespeare'in Hamlet adlı eserinde Elsinore olarak ölümsüzleştirilen bu kalenin tarihi 1420'lere dayanıyor. 16. ve 18. yüzyıllar arasında Kuzey Avrupa'da stratejik bir öneme sahip olan kaleye gelmeden önce koruma nedeniyle yapılan köprüler, hendekler ve kapılardan geçeceksiniz. Kaleye girdiğinizde Şövalyeler Salonu'nu, kraliyet ailesine ait bölümü ve dışındaki Denizcilik Müzesi'ni gezebilirsiniz. Yılın belirli zamanlarında özel etkinliklerin düzenlendiği kalede, Shakespeare'in anısına yapılan çeşitli tiyatro gösterilerine ve festivallere katılabilirsiniz. Kalede ayrıca Danimarka Kraliyet Sanatçıları eşliğinde dans eden Kraliyet Balesi'nin gösterileriyle de karşılamanız olası. Kronborg Kalesi'ne ulaşmak için Kopenhag uçak bileti alabilirsiniz.

4. Günü Edinburg Kalesi’nde sonlandırın!

1000 yıldır yıkılmadan ayakta kalmayı başaran dünyanın nadir eserlerinden biri olan Edinburgh Kalesi, İskoçya’nın en iyi kalelerinden biri aynı zamanda da Edinburgh'un simge yapısı. Şehri yukarıdan hakimiyete alan ve Castle Rock bölgesinde kayaların üzerine kurulu kaleyi 16. yüzyılda halkı koruyan Flodden Duvarı sarıyor. Kaleye çıkar çıkmaz muhteşem bir şehir manzarası sizi bekliyor. Özellikle gün batımında kaleden şehre bakmak oldukça keyifli. St. Margeret's Chapel'i ve Kral Odası başta olmak üzere kraliyet mücevherlerinin sergilendiği Royal Palace ve Honours of Scotland kalede mutlaka görmeniz gereken alanlar arasında. Kale dışında şehirde gezilebilecek birçok yer olduğunu unutmayın. Edinburgh'a gelmişken sizin için hazırladığımız rehberimize göz atın ve keşfedilecek birçok yeri hemen öğrenin.

5. Romantik Yol turunda Neuschwanstein Şatosu’nu görmeden dönmeyin!

Alp dağlarının eteğinde, bulutların üzerinde gökyüzüne dokunan bir yer, Neuschwanstein Şatosu. 19. yüzyıl Neo-romantizm mimari stiliyle yapılan bu masalsı eser 6 katlı. Almanya’da Würzburg ile Füssen'i birbirlerine bağlayan Romantik Yol duraklarından biri olarak turistlerin yoğun ilgisini çeken şatonun yapılışının ardında hüzünlü bir hikâye var. Şato, Bavyera Kralı II.Ludwig’in "Bana öyle bir şato yapın ki ulaşılması ve kuşatılması zor olur görenleri de hayrete düşürsün" şeklindeki emri üzerine 1886 yılında yapılmış. Yapımı 20 süren şatoda, Kral Ludwig iddialara göre sadece 11 gün yaşayabilmiş. Günümüzde müze olarak hizmet veren şatoyu koro sesleri ve özel müzikler eşliğinde gezebilirsiniz. Şatoya girer girmez herkesin gittiği iki yer var. Manzara noktası ve Marien Köprüsü. Bu iki yer, Alp Dağları’na doğru uzanan muhteşem manzaraları fotoğraflayabileceğiniz en iyi yerlerden olabilir. Şatoya Münih uçak bileti alarak ulaşabilir sonrasında araç kiralayabilirsiniz.

6. Yeni yılı şatoda karşılayın!

Dünyanın ve Fransa'nın en görkemli şatolarından ve biri olan Chambord Şatosu hem orta çağ hem de rönesans mimarisinin harmanlandığı ender örneklerden biri. I. François tarafından av köşkü olarak tasarlanan Chambord Şatosu düzeni, köşe kuleleri ve hendeği ile tipik bir kaleyi anımsatsa da aslında savunma amaçlı olarak yapılmamış. Duvarlar, köşe kuleleri ve hendek tamamen dekoratif amaçlı. Şatonun pek çok yerinde I. François ve Fransa’yı sembolize etmesi nedeniyle 'F' harfine denk geleceksiniz. 440 oda, 282 şömine ve 84 merdivenin bulunduğu şato, yıllar boyu kral ve komutan tarafından kısa süreli konaklamalar için kullanılmış. Bu nedenle de şatoda hiçbir zaman sabit eşyalar olmamış. İddialara göre şato kullanılacağı zaman kraliyet deposuna kaldırılan eşyalar yerleştirilmiş. Fransız devrimi sırasında yağmalanan Chambord Şatosu, 1870 ve 1871 yılları arasındaki Almanya-Fransa savaşı sırasında askeri hastane olarak kullanılmış. İlk bakışta size oldukça boş gelecek olan şatoyu zaman zaman düzenlenen sergiler renklendiriyor. Bu tarz etkinlikleri şatonun internet sitesinden takip edebilirsiniz. Chambord Şatosu’nun en güzel zamanının yılbaşı dönemi olduğunu da ekleyelim. Yılın bu döneminde ışıklarla aydınlatılan şato resmen bir mücevher gibi görünüyor. Düzenlenen etkinlikler ise keyifli bir yılbaşı gecesi geçirmenizi sağlıyor. Şatoya ulaşmak için Paris uçak bileti alabilir sonrasında toplu taşıma kullanabilir ya da araç kiralayabilirsiniz.

7. Kilkenny Kalesi’nde unutamayacağınız bir gün geçirin!

İrlanda'nın en iyi kalelerinden biri olan Kilkenny Kalesi, Butler Hanedanı'nın isteğiyle 1195-1213 yılları arasında William Marshal tarafından inşa edilmiş. 12. yüzyıl Victoria mimarisinin en iyi örneklerinden biri olan Kilkenny Kalesi'nde galeri bölümlerini, oyma mermerden yapılmış şömineyi, mutfakları, çay salonlarını ve gül bahçesini gezmeyi unutmayın. Kalenin tadını doyasıya çıkarmak için en azından bir gece konaklamanızı tavsiye ederiz. Kalede yepyeni bir güne uyanıp sonrasında spa merkezinde iyi bir masajla dinlenebilir ardından bu büyülü ortamda özel olarak hazırlanmış harika bir akşam yemeğiyle günü sonlandırabilirsiniz. Tüm bu keyifli seyahat için Dublin uçak bileti alarak şehre ulaşabilir, araç kiralayarak kaleye ulaşabilirsiniz.

8. Leed Kalesi’nde glamping yapın!

Görkemli mimarisi ve konumuyla İngiltere'nin en iyi kalelerinden biri olan Leeds Kalesi, Len Nehri'nin oluşturduğu bir gölün adalarında 1086 yılında inşa edilmiş. 13. yüzyılda Kral I. Henry tarafından ele geçirilen kale, 16. yüzyılda ise VIII. Henry'nin ilk karısının evi olmuş. Mazgallı kuleleri, süs göleti, hendekleri ve rengârenk taşlarıyla büyüleyen Leeds Kalesi, 500 dönümlük yemyeşil park alanın tam ortasında yer alıyor. Kalede, İngiltere'nin en iyi kuşhanelerinden birini ziyaret edebilir, 400 yıllık bir döneme ait koleksiyonu barındıran Köpek Tasması Müzesi'ni gezebilirsiniz. Leeds Kalesi’nde sadece kaleyi gezmekle kalmayıp düzenlenen birçok etkinliğe katılabilirsiniz. Konser, atölye çalışmaları gibi bu etkinlikler dışında kalede dahil olabileceğiniz özel akşam yemeklerini de mutlaka takip edin. Peki ya kalede uyumak fikri kulağa nasıl geliyor? Leed Kalesi’nin bahçesinde glamping yapabilirsiniz. Konaklama süresince şövalyeler gibi özel materyallerde hazırlanan kaplarda yemek yiyebilir, özel eğitimler alabilirsiniz. Unutulmaz deneyimlerle ayrılacağınız Leeds Kalesi için Londra uçak bileti alabilir, sonrasında araç kiralayabilirsiniz.

9. Nisanda kiraz çekirdeklerine sarılan Himeji Kalesi’ni ziyaret edin!

Japonya'nın Honshu adasının güneyindeki Himeji Kalesi, özellikle 2. Dünya Savaşı sırasında Japonya'da zarar görmeden günümüze dek orijinal haliyle ayakta kalan nadir yapılardan. 1333 yılında yapılan, 1618'de son halini alan kale, labirent gibi yollarla birbirine bağlanan 80 civarı yapıdan oluşuyor. Bu yapılar arasındaki labirent yollarda yürürken karşınıza çıkan hendekleri ve bahçeleri gezmeyi unutmayın. Hendeklerde tekne turu yapabileceğiniz de belirtelim. Himeji Kalesi’ni görmek için nisan ayını tercih edecek olursanız şanslısınız. Ülkenin her yerini saran kiraz çekirdekleri Himeji Kalesi’ni daha da büyüleyici bir hale getiriyor. Kalede ayrıca ufak detayları da incelemeden geçmeyin. Yangından koruduğuna inanılan balık şeklindeki çatı süslemeleri sizi etkilemeyi başaracak şeylerden sadece biri. Himeji Kalesi’ni ziyaret etmek için Osaka uçak bileti alabilir, hazır gelmişken şehri gezmek isterseniz sizin için hazırlamış olduğumuz rehbere göz atabilirsiniz.