Skip to main content

Destan yazan Çanakkale kahramanları

Destan Yazan Çanakkale Kahramanları

Mehmetçikler, Gelibolu yarımadasında vatanı korumak uğruna birçok ülkeye karşı inançla mücadele ederek düşmana geçit vermediler. Direnişleriyle bütün dünyaya örnek olan, Türk milletinin bu topraklarda özgürce yaşamını sürdürmesini sağlayan Çanakkale kahramanlarını minnetle anıyoruz.

VATANI KORUMAYA ADANMIŞ HAYATLAR

Mustafa Kemal Atatürk

Sofya’da askeri ateşe görevindeki Mustafa Kemal, I. Dünya Savaşı başladığında vatanın savunması için cephede aktif bir görev almak istemiş. Bu talebi Sofya’daki görevinin son derece önemli olduğu belirtilerek reddedilmiş. Mustafa Kemal, daha sonra yazdığı bir mektupla cephede vatan için savaşmak istediğini subaylık görevini layıkıyla yerine getiremeyeceği düşünülüyorsa bunun kendisine bildirilmesini belirtmiş. Israrları sonuç vermiş ve Tekirdağ’da kurulacak olan 19. Tümen Komutanlığı’na atanmış.

Çanakkale Savaşı’nda Yarbay olarak görev alan Mustafa Kemal, çıkarmaların Anafartalar bölgesinden yapılacağını öngörmüş. Liderlik ettiği 57. Alay ile birlikte Arıburnu çıkarması yapan Anzakları püskürtmüş. Conkbayırı zaferi öncesinde dünyaca ünlü konuşmasını yapmış: “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” 

Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşı sırasındaki başarılarından dolayı Albay rütbesine yükselmiş. Cephedeki üstün başarılarından ötürü Osmanlı İmparatorluğu tarafından Gümüş İmtiyaz Madalyası, Gümüş Liyakat Madalyası ve Altın Liyakat Madalyası’na, Alman İmparatorluğu tarafından Demir Haç nişanına layık görülmüş.

Mustafa Kemal Atatürk’ün 18 Mart 1934 tarihinde Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde yaptığı konuşma tüm dünya tarafından büyük bir saygıyla karşılanmış. Avustralya’nın başkenti Canberra’da bulunan Anzak Bulvarı’nda Atatürk’ün bu sözlerini taşıyan bir anıtı yer alıyor.

“Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır, huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

Seyit Onbaşı

Balıkesir’in Havran ilçesinde dünyaya gelen Seyit Ali yoksul bir ailenin oğluymuş. Osmanlı İmparatorluğu ordusuna katılarak Balkan Savaşları’nda savaşmış. Çanakkale Savaşı sırasında topçu eri olarak gösterdiği kahramanlıklar dilden dile yayılmış.

İtilaf Devletleri donanmasına karşı yapılan bombardıman sırasında top mermisini kaldıran vincin parçalanması üzerine Seyit Ali, 276 kilo ağırlığındaki mermiyi sırtlamış ve topun ağzına yerleştirmiş. Yaptığı top atışlarıyla İngiliz gemisi Ocean’a ağır hasar vermiş ve olaydan sonra Onbaşı rütbesine yükselmiş.

Çanakkale Savaşı’nda yaralanarak hastaneye sevk edilen Seyit Onbaşı, savaşın zaferle sonuçlandığını tedavisi sırasında öğrenmiş.

Nusret Mayın Gemisi

Almanya’da mayın dökme gemisi olarak tasarlanan Nusret, Çanakkale Savaşı’nın en büyük kahramanlarından biri olarak anılıyor. Nusret Mayın Gemisi, dünyanın en güçlü donanmalarından birini bozguna uğratmasıyla biliniyor.

İtilaf Devletleri’nin çıkarmasından önce Cevat Paşa, Hafız Nazmi Bey’den Nusret’le kıyıya paralel olarak mayın dökmesini ve bu harekatı gece karanlığında kendini göstermeden gerçekleştirmesini istemiş. Çanakkale Zaferi’nden önceki 7 Mart gecesini 8 Mart sabahına bağlayan gece Hafız Nazmi Bey ve Yüzbaşı Hakkı Bey, Nusret ile denize açılmışlar. Cephanede kalan son 26 mayını rota üzerine dökerek, devriye gezen düşman gemilerine yakalanmadan bu zorlu görevi başarıyla tamamlamışlar.

Düşman gemileri saldırıdan önce yaptıkları mayın kontrolünde Nusret’in mayınlarını fark edememiş. İtilaf Devletleri’nin güçlü donanmasının bu mayınlara yakalanması tarihi değiştirmiş. Üç büyük savaş gemisi denizin derinliklerini boylarken, diğer üçü de ağır bir şekilde hasar almış.

Türk donanmasında başarıyla hizmet veren Nusret Mayın Gemisi, günümüzde Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunuyor. Restore edilen gemi Tarsus Çanakkale Park Müzesi’nde ziyaretçilerini ağırlıyor.

Mehmet Çavuş

Bulgaristan’ın Filibe şehrinde doğan Mehmet Çavuş’un ailesi Osmanlı Rus Savaşı sırasında Anadolu’ya göç ederek Biga’ya yerleşmiş. Hayatının 16 yılı boyunca askerlik yapan Mehmet Çavuş, Çanakkale Savaşı sırasında Seddülbahir cephesinde görev almış ve kahramanlıklarıyla adını tarihe yazdırmış.

Bigalı Mehmet Çavuş, İngilizlerin Seddülbahir çıkarması sırasında yaklaşık 20 kişilik birliğiyle saldırıya karşı koymuş. Arkasındaki savaş gemilerinden destek alan, sayıca üstün İngiliz ordusuna karşı yılmadan mücadele etmiş. Savaşta yaralandıktan sonra hastanede tedavi edilen ve hava değişimi amacıyla köyüne gönderilen Mehmet Çavuş izin süresi dolmadan cepheye geri dönmüş.

Çanakkale Savaşı bitince köyüne dönen ve kendisine teklif edilen yardımları reddeden Mehmet Çavuş sadece vatanı korumak için savaştığını söylemiş. Türk askeri anlamına gelen Mehmetçik isminin kahraman Mehmet Çavuş’un adından geldiği düşünülüyor.

Nezahat Onbaşı

Çanakkale Cephesi 70. Alay Komutanı Hafız Halit Bey küçük kızı Nezahat’i bırakabileceği kimsesi olmadığı için kendisiyle birlikte cepheye götürmüş. 8 yaşında cepheyle tanışan Nezahat savaşın ortasında büyümüş. Küçük yaşta ata binmeyi ve silah kullanmayı öğrenen Nezahat 12 yaşındayken Onbaşı rütbesine layık görülmüş.

Babasıyla birlikte cephe cephe dolaşan Nezahat Onbaşı, Kurtuluş Savaşı, Konya Ayaklanması, Birinci İnönü Muharebesi, İkinci İnönü Muharebesi, Sakarya Meydan Muharebesi ve Gediz Muharebeleri’nde görev almış. İsmet Paşa tarafından Kurmay unvanı alan Nezahat Onbaşı ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklal Madalyası ile onurlandırılmış.

Şehitlerimiz

İtilaf Devletleri’nin saldırısına karşı canını hiçe sayarak özgürlüğü koruyan binlerce isimsiz kahraman vatanın topraklarında yatıyor. Nice kahramanın birlik ve beraberliğiyle kazanılan Çanakkale Zaferi, Türk milletinin bağımsız bir şekilde yaşamasını sağlıyor.