Skip to main content

Osmanlı mutfağını keşfedin

Kendine has özellikleri olan Osmanlı mutfağı, geniş bir yemek yelpazesine sahipti. Yemeğin sunumundan lezzetine Osmanlı mutfağındaki bu çeşitlilik elbette ki Türk mutfağına da yansıdı. Osmanlı'dan Türk mutfağına sayısız lezzet miras kaldı.

700 yıl varlığını sürdürmüş bir devlet Osmanlı. Böyle bir egemenliğin geniş bir mutfak kültürüne sahip olması kaçınılmaz. Osmanlı’da mutfağa verilen önemi vurgulamak için Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Topkapı Sarayı saray mutfağının 5250 metrekare olduğunu söyleyebiliriz. Saray mutfakları yani Matbah-ı Amire, bu kültürün başladığı yer diyebiliriz. Kuşhane mutfağında padişaha, Has mutfakta divan vezirleri ve harem halkına, Valide Sultan mutfağında ise haremin üst seviyeli kadınlarına yemekler hazırlanıyordu.

Osmanlı Devleti'nde et yemekleri büyük önem taşıyordu. Koyun eti ise yemeklerde en çok tercih edilendi. Osmanlı yemeklerinde koyun eti dışında keçi ve oğlak etinin de kullanıldığı biliniyor.

Tereyağı ve kuyruk yağı kullanımının fazla olduğu Osmanlı yemeklerinde başta tarçın olmak üzere bolca baharat kullanılıyordu. Bu mutfak kültüründe meyvenin önemi de ayrı. Erik gibi birçok meyve özellikle et yemeklerinin vazgeçilmeziydi.

Tatlılara gelince, Osmanlı yemek kültüründe tatlı ayrı bir öneme sahipti. Helvacıhanede bulunan ustalar tatlı yapımında şeker yerine bal kullanırdı. Vişneli ekmek tatlısı, helva, tavukgöğsü, Saray lokması, revani, baklava, güllaç ve aşure Osmanlı mutfağında en çok yapılan tatlılar arasındaydı. Et yemeklerinde olduğu kadar tatlılarda da meyvelerin kullanıldığı bu mutfakta ayva tatlısı önemli bir yere sahipti. Kavun, karpuz gibi meyvelerden ise reçeller yapılıyordu. Yemeklere eşlik eden diğer tatlı lezzet ise şerbetler ve hoşaflardı. Özellikle Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan şerbetler aynı zamanda hastalıklara da iyi geliyordu. Elma, nane limon, safran, koruk, reyhan, kızılcık, demirhindi, gelincik şerbetleri Osmanlı mutfağında akla ilk gelenlerden. Hastalıklara iyi gelen ve yemeklere eşlik eden bir diğer lezzet olan hoşaflar mevsimine göre taze meyvelerle yapılıyordu.

Meyveler ve baharatlar osmanlı mutfağı’nın vazgeçilmezi

Osmanlı mutfağı denince akla gelen ilk yemekler ise şöyle; Kuzu etiyle hazırlanan kavun dolması, Osmanlı yemeklerinin baş tacıydı. Sunumuyla kendine hayran bırakan kavun dolmasında kavun, et, badem, kuş üzümü, Antep fıstığı ve baharatlarla doldurularak pişiriliyordu. Enginar dolması ise sunumuyla dikkat çeken bir diğer yemekti. Beyrani ve Mutancana, kuzu etiyle hazırlanan diğer yemeklerdendi. Mutancana'da ayrıca kırmızı üzüm, bal ve madem de kullanılıyordu. Meyve kullanılan bir diğer ünlü yemek ise Mahmudiye. Mahmudiye'de piliç yahnisi, tarçın, karanfil, kayısı ve bademle hazırlanıyordu. Mantıya benzeyen Piruhi ise hamur işlerinin vazgeçilmeziydi. Mantıdan farkı, tulum peyniriyle hazırlanması. Meze çeşitlerde ise tahin ve çeşitli baharatlarla hazırlanmış nohut ezmesi Hibeş’ten ve günümüze kadar varlığını korumuş Babagannuş’tan bahsedebiliriz.

Osmanlı mutfağı kadar Osmanlı sofra kültürü de oldukça özel. Bütün aile fertleri mutlaka aynı sofrada buluşup, sofra adabına uygun yemeklerini yermiş. Yemekler ise masada değil yerde oturarak yenirmiş. Padişahlara yemekler özel altın tepsilerde sunulurmuş.

Osmanlı mutfağı yeniliğe açık olmasından dolayı zaman içerisinde tüm dünyaya ilham verdi. Osmanlı mutfağı Türk mutfağı dışında dünyanın birçok mutfağında kültürü, teknikleri ve yemekleriyle yaşamaya devam ediyor. Amerika'dan Çin'e, Rusya'dan Afrika’ya birçok ülkenin mutfağında Osmanlı etkisi görülüyor. Mantı, börek, boza, kavurma isimleri aynı olmasa da farklı adlarla birçok ülkenin mutfak kültüründe kendine yer ediniyor. Osmanlı mutfağı ülkeleri etkisine almış öyle bir mutfak ki, birbirinden ünlü filmlerin yarıştığı dünyaca ünlü Oscar ödülleri töreninin akşam yemeği menüsünde Osmanlı mutfağından yemeklere yer verildi.

Anadolu'nun bereketli toprakları, tarihi zenginlikleri ve birçok halk kültürünün etkisiyle gelişen Osmanlı mutfağı, birbirinden güzel lezzetler sunuyor.