Skip to main content

Lüksemburg uçak bileti


Lüksemburg Lüksemburgca, Fransızca, Almanca
Euro 590.667
Yeni Yıl (1 Ocak), Paskalya (Nisan), İşçi Bayramı (1 Mayıs), Ulusal Gün (23 Haziran), Azizler Günü (1 Kasım), Noel (25-26 Aralık), Aziz Stephen Günü (26 Aralık)
Lüksemburg’u ziyaret etmek isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından Umuma Mahsus (Bordo) Pasaport sahiplerinin ülkeye giriş yapabilmeleri için geçerli Schengen vizesine sahip olmaları gerekir. Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport sahipleri ise 90 güne kadar olan seyahatlerde vizeden muaf tutulur.

Başkenti ile aynı isme sahip Lüksemburg; Almanya, Fransa ve Belçika’nın ortasında yer alıyor. Resmi adı Lüksemburg Büyük Dukalığı olan devlet, dünyada halen dukalık sisteminin var olduğu tek ülke olarak da dikkat çekiyor. Avrupa’nın kalbinde yer alan Lüksemburg için kıtanın en romantik ve en masalsı ülkelerinden biri demek de yanlış olmaz. Sadece doğal güzellikleriyle değil, Orta Çağ’dan kalma kaleleri, zarif mimarisi, mistik ormanları ve UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan önemli cazibe merkezleriyle Lüksemburg popüler tatil destinasyonlarının başında geliyor.

Siz de yemyeşil ve huzur dolu bir atmosfere sahip, sakin sokakları, tarihi yapıları, kendine özgü mimarisi ve yemyeşil vadileri ile Lüksemburg’u keşfe çıkmak istiyorsanız, hemen şimdi Türk Hava Yolları’nın sunduğu uçak bileti seçeneklerine bakabilir; size en uygun uçuşu seçerek tatil planınızı yapmaya başlayabilirsiniz.

Flight Details

Lüksemburg uçuşları

Türk Hava Yolları’nın İstanbul Havalimanı’ndan (IST) başlayan Lüksemburg uçuşları, Lüksemburg Havalimanı’nda (LUX) son buluyor ve uçuşlar yaklaşık üç buçuk saat sürüyor.

Lüksemburg konuklarına sunduğu imkanlar ve coğrafi konumu nedeniyle yıl boyu yoğun ziyaret alan bir ülke. Yıl boyunca düzenlenen renkli festivaller de Lüksemburg’un cazibe merkezi olmasında yardımcı oluyor.

Ülkenin en uzun soluklu festivali, sanatın her alanının kutlandığı Lüksemburg Festivali. Opera, bale ve caz gibi pek çok performans ve müzik etkinliklerinin düzenlendiği festival, ekim ayında başlıyor ve kasım ayı süresince de devam ediyor. Tatilinizi bu tarihlere denk getirip birbirinden özel gösterilere katılmak isteyebilirsiniz. Lüksemburg’un bir diğer önemli etkinliği de Üzüm Festivali. Ülkenin yerel kasabalarında üretilen üzümlerin tadına bakabileceğiniz festivalde, eşsiz lezzetlerin yanında müzik ve eğlencenin tadını çıkarabilirsiniz. Etkinlikler, ağustos ayından başlayıp kasım ayına kadar belirli aralıklarla devam ediyor.

15 yıldır devam eden Yaz Festivali ise ücretsiz olarak gerçekleştirilen açık hava konserleri, çeşitli sergiler ve sokak performanslarına katılabileceğiniz ülkenin en geniş kapsamlı ve en çok ziyaret alan etkinliği olarak biliniyor. Haziran ayı itibariyle başlayan ve eylül ayına kadar devam eden etkinliklere her yıl 1,5 milyona yakın ziyaretçi katılıyor. Adrenalin meraklıları ise Lüksemburg tatillerini 23 ağustos tarihine denk getirmek isteyebilir. Zira her sene aynı günde Limpertsberg şehrine kurulan festival alanı, hız trenleri, dönme dolaplar ve bunun gibi birçok oyuncakla doldurularak eğlence tutkunlarını ağırlıyor.

Attraction Points

Lüksemburg gezilecek yerler

Tarih boyunca pek çok kez işgale uğramış ve birden fazla kültürün egemenliği altında yaşamış olan ve ülkeye ismini veren başkent Lüksemburg, 10. yüzyılda kurulmuş antik bir şehir. Mahalleleri ve sokakları tarih kokan kent, tam da bu nedenle UNESCO tarafından Dünya Mirasları kapsamında koruma altına alındı.

Lüksemburg gezinize başlamak için en doğru nokta Eski Şehir. Günümüzde tarihi bir filmin dekoru gibi duran eski surlar, taş döşeli caddeler ve tarihi evler ile Eski Şehir, zamanda yolculuk yapıyormuş izlenimi uyandıracak kadar sıradışı bir yer. Eski Kent’in merkezindeki meydan Place d’Armes ise yerel kültürle iç içe olmayı sağladığından oldukça turistik. Kafeleri ve restoranları ile önemli bir cazibe merkezi olan meydan, yaz akşamları müzik gruplarının performansları ve bit pazarlarıyla da renkleniyor.

Kayıtlara göre Lüksemburg şehrindeki en eski dini yapı olan Aziz Michael Kilisesi de Eski Şehir’de görülmesi gerekenlerin başından geliyor. Burası aynı zamanda Corniche Duvarları’na oldukça yakın. Şehri tepeden görüyor oluşu ile şahane bir manzaraya sahip olan Corniche Duvarları, aristokrat ailelerin ve sığınmacıların ilginç hikâyeleri ile dolu, oldukça tarihi bir bölge. Yine oldukça eski bir kilise olan Aziz John Kilisesi de Eski Şehir’deki popüler turistik noktalardan biri. Lüksemburg geziniz boyunca gözünüzden kaçmayacak, zapt edilmesi neredeyse imkânsız olduğundan “Kuzeyin Cebelitarıkı” adıyla bilinen kale de görülmesi gerekenler listenizde mutlaka yer edinmeli. Kaleyi gördükten sonra şehrin etrafını saran onlarca köprüden birini seçerek Lüksemburg’u gezmeye devam edebilirsiniz.

17. ve 19. yüzyıllarda inşa edilmiş ve Orta Çağ mimarisinden izler taşıyan dört binaya yayılmış olan Lüksemburg Şehri Tarih Müzesi, Eski Şehir’in merkezinde yer alıyor. Müzenin ilk katında bulunan kent tarihi koleksiyonu daimi olarak sergilenirken, üst katlar geçici sergilere ev sahipliği yapıyor. Ulusal Tarih ve Sanat Müzesi ise Roma dönemine ve Orta Çağ’a ait eşyalar ile 18. ve 20. yüzyılları arasında Lüksemburglu sanatçılar tarafından yaratılan heykeller ve tabloların yanı sıra yerli ve yabancı sanatçıların çağdaş sanat çalışmalarını da görmenizi mümkün kılıyor. Lüksemburg’un bir diğer ilgi çekici müzesi ise Paris’teki Louvre Piramidi’ni de tasarlayan Ming Pei’nin imzasını taşıyan tasarımı ile Grandük Jean Modern Sanatlar Müzesi. Müzede aralarında Andy Warhol ve Bruce Nauman’ın da bulunduğu 100’e yakın eser sergileniyor.

Lüksemburg sayısız kaleye ev sahipliği yapan bir ülke olarak da Avrupa’nın en çekici turistik noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Her bir köşesinde masallardan fırlamış gibi büyüleyici ve görkemli bir kaleye rastlamak mümkün. Şehir içinde ulaşımınızı bisiklet kiralayarak gerçekleştirebilirsiniz; ancak ülkedeki göz kamaştıran tarihi yapıları ve kaleleri rahatlıkla ziyaret edebilmek adına araç kiralama seçeneğinden de faydalanabilirsiniz.

Lüksemburg’da görülmesi gereken kalelerin başında Sure ile Wark Nehirleri arasında yer alan, 10. yüzyıldan kalma Bourscheid Kalesi geliyor. 12. yüzyıldan kalma, neo-gotik mimarisi ile Beaufort Kalesi ve 19. yüzyılın sonlarına kadar büyük dukalığın yaşadığı yer olarak bilinen Walferdange Kalesi de mutlaka görülmeli.

Ardenler ise akarsuları, yüksek platoları ve yemyeşil arazileriyle Orta Çağ havasını hala koruyan eşsiz bir Lüksemburg şehri olarak ziyareti hak ediyor. Özellikle romantik bir tatil için harika manzaralar sunan Ardenler; sayısız kalesi, hisar ve çevresi taşla örülü çiftlikleriyle ülkenin en güzel şehirlerinden biri. Lüksemburg’un en çok ziyaret alan bölgelerinden bir diğeri de bir zamanlar Victor Hugo’ya sürgün yeri olmuş Vianden. Güzelliğiyle büyüleyen kasabada ünlü yazarın o dönemde kaldığı evi ziyaret etmek mümkün. Şehrin 10. yüzyıldan kalma romanesk mimari tarzında yapılmış en büyük kalesi ise, yükseklik korkusu olanları tedirgin edecek bir konumda bulunuyor; ancak kaçırılmaması gereken bir manzaraya sahip.

Lüksemburg çok iyi korunmuş vadileri, ormanları ve platolarıyla sadece tarihi değil, doğal harikalar da sunan bir ülke. Sure Ulusal Parkı, huzur veren atmosferi ve çeşitli etkinlikleriyle turistlerin en uğrak noktalarından biri olmayı başarıyor. Hem su sporları hem de vahşi yaşam ve eko turizme elverişliliğiyle de popülaritesi artan Sure Ulusal Parkı’nda rehberli ya da rehbersiz turlara, güneş enerjisi ile çalışan tekne turlarına katılabilir; balık tutma, yüzme ve dalış gibi etkinlikler gerçekleştirebilirsiniz.

Lüksemburg popüler şehirler

Lüksemburg kalkışlı popüler uçuşlar Lüksemburg varışlı popüler uçuşlar