Skip to main content

Gökyüzünde ödüllü ikramlar

Uçuşlarımızda geleneksel Türk mutfağından özenle seçilmiş lezzetler sunuyor, seyahatinize tat katıyoruz.

Antalya Portakalı

Türkiye’nin Akdeniz kıyısında bulunan göz alıcı sahil kenti Antalya, yalnızca nefes kesen manzaraları ve antik kentleriyle değil, aynı zamanda dünyaca ünlü portakallarıyla da bilinir. Canlı renkleri, sulu yapısı ve dengeli şeker oranıyla öne çıkan Antalya portakalı dünyanın en seçkin narenciye meyveleri arasında yer alır.

Antalya’nın coğrafi konumu, bölgeyi portakal yetiştirmek için ideal kılar. Bölgenin ılıman kışları, bol güneş ışığı ve verimli topraklarla karakterize Akdeniz iklimine sahip olması yüksek kaliteli narenciye üretimini mümkün kılar. Antalya, bölgenin kültürü ve ekonomisinde portakalın önemini vurgulayan festivaller ve etkinliklerle narenciye mirasını kutlar.

1964 yılında ilk kez düzenlenen Altın Portakal Film Festivali, Türkiye’nin en eski ve prestijli film festivalidir. Festivalin adı ve logosunda bölgenin simgesi olan bir portakal yer almaktadır. Antalya portakalları ister atıştırmalık olarak, ister taze bir bardak meyve suyu ister bir zeytinyağlı tabağının altın dokunuşu parçası olarak tüketilsin, tüm dünyada narenciye severlerin aranan lezzetlerindendir.

Aydın’dan kuru incir

Ege Bölgesi’nin verimli topraklarında yer alan Aydın, dünyanın en çok aranan tarım ürünlerinden biri olan kuru inciri üretmesiyle ünlüdür. Eşsiz iklimi, zengin toprağı ve asırlık incir yetiştirme geleneği, Aydın’ın kuru incirini kalite ve lezzet simgesi haline getirmiştir. İster sağlıklı bir atıştırmalık ister gurme bir yemeğin parçası olarak, bu incirler Aydın’ın güneşli tarlalarının lezzetini dünyanın dört bir yanındaki sofralara taşımaktadır.

Aydın kuru inciri, özellikle Sarılop çeşidi, altın sarısı rengi, yumuşak dokusu ve zengin, balı andıran tatlılığıyla ayırt edilir. Olgunluğun zirvesinde elle hasat edilen incirler, doğal olarak kuruması için dikkatlice güneşte serilir. Bu geleneksel yöntem, incirin doğal şekerlerini konsantre ederken nemini korumasına olanak tanır, böylece yumuşak, çiğnenebilir bir doku ve derin, tatlı bir tat elde edilir.

Aydın kuru inciri hem geleneksel Türk mutfağında hem de modern dünya yemeklerinde çok yönlü kullanılan bir malzemedir. Şefler, hem tatlı hem de tuzlu yemeklere lezzet katması nedeniyle Aydın incirine değer vermektedir. Bölge, dünyadaki en büyük kuru incir üreticilerinden biri olup, hasadın önemli bir kısmı Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu’ya ihraç edilmektedir. Aydın kuru inciri, kadim köklerinden günümüze dek dünyada sevilen ve değer gören bir ürün olmuştur.

Çanakkale’den Ezine peyniri

Çanakkale’de doğan Ezine peyniri, Kaz Dağları ile Ege Denizi arasında yer alan Ezine, Bayramiç ve Ayvacık ilçeleri ile Çan ilçesinin bazı köylerinde üretilmektedir. Bölgenin zengin bitki örtüsü sayesinde koyun, keçi ve inek sütünden gelen kendine has bir karaktere sahiptir.

Bu peynir çeşidi, doğa ve coğrafyanın ahengiyle yüzyıllar içinde şekillenmiş bir geleneğin ürünüdür. Lezzeti salamura içinde bekledikçe derinleşen Ezine peyniri, eşsiz coğrafyamızın sunduğu gurme tatlardan yalnızca biridir.

Kremamsı ve hafif kırılgan yapısıyla Ezine peyniri, Türk kültüründe kahvaltı sofralarının ve meze tabaklarının vazgeçilmezidir. Avrupa birliği tarafından coğrafi işaretle tescillenmiş olup, yalnızca bu özel bölgede, geleneksel yöntemlerle üretilen peynirler “Ezine peyniri” adını taşıyabilmektedir.

Erzincan’dan petek balı

Türkiye’nin Erzincan şehrinde üretilen petek balı; saflığı, kalitesi ve sağlığa sayısız faydasıyla ünlüdür. Bu yüksek kaliteli bal, bölgenin zengin flora ve faunasının geleneksel arıcılık yöntemleriyle birleşiminin sonucudur. Erzincan’da arıcılık yüzyıllar öncesine dayanan, nesilden nesle aktarılan yöntem ve geleneklerle titizlikle yapılır.

Erzincanlı arıcılar balın doğal özelliklerini koruyarak, minimum işlemle hasat edilmesini sağlar. Bal, doğal bir koruyucu görevi gören, onu taze ve katkısız tutan doğal peteklerinde saklanır. Bu depolama yöntemi aynı zamanda balın tüm faydalı enzimlerini, vitaminlerini ve minerallerini korumasını da sağlar. Arıcılar kovanlarını özenle seçilmiş, kır çiçekleri bakımından zengin ve kirletici maddelerden arındırılmış alanlara yerleştirirler. Arıların çeşitli bitkilerden nektar toplayarak doğal olarak yiyecek aramalarına izin verilir.

Petek hazır olduğunda arıcılar el ile hasat ederek peteğin sağlam kalmasını ve balın en saf haliyle korunmasını sağlar. Hasattaki bu zanaatkâr yaklaşım, Erzincan petek balının yüksek kalitesini korumada büyük önem taşır. Türkiye’nin zengin arıcılık mirasının ve Erzincan bölgesinin doğal güzelliklerinin simgesi olan petek balı, eşsiz lezzeti, kalitesi ve sağlığa olan sayısız faydasıyla hem Türkiye’de hem de dünyada aranan bir lezzettir.

Gaziantep baklavası

Gaziantep baklavası, zengin lezzeti, gevrek dokusu ve yoğun tatlılığıyla Türkiye’nin en ünlü ve sevilen tatlılarından biridir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Gaziantep şehrinde doğan bu baklava çeşidi, bölgenin mutfak mirasının bir sembolü haline gelmiştir. UNESCO tarafından Gastronomi Yaratıcı Şehri olarak tanınan Gaziantep, yüzyıllardır süregelen baklava yapım geleneğini sürdürmeye devam ederek bu sevilen tatlı için altın standardı belirlemektedir.

2013 yılında Gaziantep baklavası AB Coğrafi İşaret sertifikası almıştır. Bu sertifika sayesinde, yalnızca geleneksel yöntemlerle Gaziantep’te üretilen ürünler “Gaziantep Baklavası” olarak adlandırılabilir. Bugün şehir, her lokmanın tarihi, zanaatkarlığı ve tutkuyu yansıtmasını sağlayan dünyanın en yetenekli baklava ustalarına ev sahipliği yapar. Usta zanaatkarlar, en kaliteli malzemelerden titizlikle hazırlanan Gaziantep baklavasının hamurunu incecik katmanlar açarlar. Bu katmanlar o denli incedir ki neredeyse şeffaf görünür. Her baklava, 40-50 katmandan oluşur ve bu sayede çıtır, gevrek bir doku elde edilir.

Gaziantep’in dünyaca meşhur, yoğun aromasıyla öne çıkan yeşil fıstığı, Gaziantep baklavasının olmazsa olmazıdır. Tereyağının (sade yağ) kullanımı, baklavaya ağızda eriyen pürüzsüz dokusunu zengin aromasını, tereyağlı tadını veren bir diğer temel unsurdur. Gaziantep’in kendisi en iyi baklava üreticilerine ev sahipliği yaparken, Türkiye’nin dört bir yanında ve uluslararası alanda hakiki Gaziantep baklavası sunan dükkanlar da bulunmaktadır. Gaziantep baklavasının her lokmada sadece lezzetli bir tatlı değil, aynı zamanda yüzyıllardır süregelen zanaatkarlık geleneğinin izlerini deneyimlemek mümkündür.

Kars’tan eski kaşar

Kars eski kaşarı, peynirin kendine özgü lezzetine katkıda bulunan eşsiz bir iklime ve yüksek rakımlı meralara sahip Türkiye’nin kuzeydoğusundaki Kars ilinde üretilen ünlü bir Türk peyniridir. Türk mutfağının vazgeçilmezlerinden olan Kars kaşarı ve pek çok geleneksel yemekte karşımıza çıkar. Tek başına peynir tabağının bir parçası olarak tüketilebileceği gibi çeşitli yemeklerde de kullanılabilir. Geleneksel Türk kahvaltısında, ızgaralarda, yemek ve soslarda mükemmel bir seçimdir.

Nevşehir’den patates

Nevşehir, sadece Kapadokya’nın büyüleyici manzaraları ve tarihi mağara evleriyle değil, aynı zamanda ünlü Nevşehir patatesi ile de tanınır. Bölgenin volkanik mineraller açısından zengin toprağı, sert ve nişastalı yapısıyla öne çıkan bu patateslere kendine has bir tat ve uzun raf ömrü kazandırır. Nevşehir patatesinin en ilginç özelliklerinden biri ise doğal mağaralarda saklanmasıdır. Volkanik kayalara oyulmuş bu mağaralar, yapay bir soğutmaya gerek kalmadan patatesleri aylarca taze tutar.

Nevşehir’de her yıl yüz binlerce ton patates üretilirken, ürünün kalitesi uluslararası pazarda da ilgi görür. Coğrafi işaret tescili çalışmaları, Nevşehir patatesinin orijinalliğini koruma yolunda önemli bir adımdır. Masalsı manzaralarıyla büyüleyen Nevşehir, bu özel patatesleriyle tarımsal ve gastronomik bir mirasa da ev sahipliği yapar.

Rize çayı

Karadeniz bölgesinde yer alan Rize ili, yemyeşil tepeleri ve çay tarımı için mükemmel ılıman iklimiyle ünlü bir bölgedir. Rize’nin nemli iklimi, verimli toprakları ve yüksek rakımlı arazisi çay tarımı için ideal koşulları sağlamıştır. Rize çayı, güçlü tadı ve demlendiğinde koyu, kırmızımsı kahverengi tonuyla benzerlerinden sıyrılır. Birçok çay çeşidinin aksine, Rize çayı geleneksel olarak yaprakların bütünlüğünü koruyan ve daha kaliteli bir demleme sağlayan geleneksel yöntem kullanılarak işlenir. Tadı hafif buruk olan çay, servis edildiğinde genellikle şekerle dengelenerek gün boyunca keyifle tüketilen bir keyif içeceği haline gelir.

Türk çayının hazırlanması ve sunumu başlı başına bir sanattır. Dünyanın kalanından farklı olarak Türk çayı “çaydanlık” adı verilen çift hazneli ekipmanla demlenir ve ince belli cam bardakta servis edilir. Bu bardaklar, çayın içilmeden önce hafifçe soğumasını sağlayacak şekilde kenarlarından tutulacak şekilde tasarlanmıştır. Tavşan kanı Rize çayının kızıl rengi bu bardakta tüm saydamlığıyla sergilenirken, içenlere hem damağa hem de göze hitap eden bir çay deneyimi sunulur. Türk çayı dendiğinde akla ilk gelen Rize çayı, Türk kültüründe özel bir yere sahip olup misafirperverliğin, dostluğun ve muhabbetin sembolüdür.

Trabzon tereyağı

Türkiye’nin kuzeydoğu bölgesinde yer alan Trabzon, nefes kesen manzaraları, zengin tarihi ve mutfak mirasıyla ünlü bir ildir. Yörede Trabzon köy tereyağı kültürel bir semboldür. Tereyağı, havanın berrak, meraların yemyeşil olduğu ve ineklerin besin açısından zengin çimlerde özgürce otladığı Trabzon’u çevreleyen kırsal bölgelerde üretilir. Bu doğal ortam, tereyağının kalitesinde çok önemli bir rol oynar ve ona hem zengin hem de kremsi, kendine özgü bir tat verir.

Trabzon köy tereyağının yapım süreci, nesilden nesile aktarılan bir zanaatkarlık geleneğidir. Trabzon tereyağını diğer tereyağlarından ayıran en önemli özellik, yağa gövdeli lezzetini ve kremsi dokusunu veren geleneksel yayıkta yayma yöntemidir. İster ekmeğe sürülsün, ister yemeklerde kullanılsın, Trabzon köy tereyağı, geleneksel Türk süt işçiliğinin özünü temsil etmektedir.